İşsiz Öğretmenler Günü'nüz Kutlu Olsun !


Bugün Öğretmenler Günü.
"İşsiz Öğretmenler Günü " demek daha doğru olur sanırım. Çünkü, işsiz ve güvencesiz öğretmenlere haksızlık olur. 200 bin işsiz öğretmenin olduğunu, her yıl mezun olan 35 bin eğitim fakültesi mezununun yaklaşık yarısının işsiz kaldığını düşünürseniz, bu söz anlam kazanacaktır sizin için.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında en kıdemli memurluk sayılan, kutsal bir meslek olarak görülen öğretmenlik, bugün acınacak haldedir. O dönemde de zorluklar vardı, ama eğitimin, öğretmenin değeri biliniyordu. Çok yol alınmalıydı, bu da ancak öğretmenler sayesinde olacaktı. Ne kadar yol katettiğimiz ortadadır...

Dönün, öğretmenlerin dünyasına bir bakın!

*İşsiz olanı,

*Mevsimlik işçi gibi çalıştırılanı,

*Geçim sıkıntısıyla boğuşanı,

*Ek iş yapmak zorunda kalanı ve daha bir çok sorun...

Kadrolu olanların hayatını da güllük gülistanlık sanmayın. Hayat standartlarına bir bakın. Asıl işleri olan mesleklerinden çok, ekonomik sorunlarla boğuşuyorlar.Geçmiş yıllarda yapılan yanlış uygulamalara fazla değinmek istemiyorum. Fakat, sınıf öğretmenliği gibi özel bir alana "veterinerlik, ziraat, kamu yönetimi, işletme, iktisat..." mezunlarını atmak, kabul edilemez bir yanlıştır. Bugün öğretmenlerin atanamamasının, eğitim sisteminin düzene girmemesinin sebeplerinden sadece birisidir bu.

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43.maddesinde, “öğretmenlik, devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir ” der. Öğretmenlik özel bir ihtisas mesleği ise, bu meslekle alâkası olmayan kişilerin ne işi vardır öğretmenlikte? Bunu sorgulamamak elde değil. Bu plansızlık niyedir, neden düzeltilmez, anlamış değilim.

Eğitim fakülteleri gereğinden fazla öğrenci alıyor. İşsiz öğretmen yetiştiriyor durmadan. (Bu sorunun çözümü ile ilgili önerilerimi önceki yazılarımda belirtmiştim)

Öğretmenlik mesleği durağan değildir. Öğretmen sürekli kendisini geliştirmelidir. Bilimsel gelişmeleri, alanı ile ilgili çalışmaları takip etmeli, okumalı araştırmalı ve çeşitli yayınlar almalıdır. Peki bunları, aldığı bu maaşla nasıl temin edecek? Ailesinin geçimini mi düşünecek, mesleğini mi? Bütün bunlar nedeniyle, öğretmenlik mesleği ülkemizde prestij kaybediyor, öğretmen kalitesi de, eğitimin kalitesi de düşüyor.

Bir ülkenin gelişiminin, sadece ekonomik yatırımlarla sağlanabileceğini sanmak, çok büyük bir hatadır. Bütçeden en büyük pay, eğitime ayrılmalıdır. Yapılan yatırımlar ülke şartları göz önüne alınmadan, altyapı düşünülmeden yapılıyor. Önemli olan, sistemin düzenli gelişimini sağlamak adına, altyapıya yatırım yapıp, öğretmen yetiştirme sistemiyle birlikte düşünerek hareket etmektir.

Bunun yanı sıra, öğretmenler sık sık değişen eğitim politikaları nedeniyle siyasal iktidarın tasarruflarının mağduru olmaktadır. Her gelen iktidarın önceki projeleri yoksayması, eğitimi kumdan kalelere dönüştürmüştür. Eğitim sisteminde köklü değişiklikler yapılmalıdır. İyi bir eğitim sistemiyle nitelikli bireyler yetiştirilirse, işsizlik de azalacaktır, terör de, şiddet de. Bu gerçekleşmediği sürece bu ülke, bu cehalet ve şiddet ortamından kurtulamayacaktır. Şiddetten, terörden, kapkaçtan yakınmanın anlamı yok. İşsiz/eğitimsiz insan, her şeyi yapabilir. Bugün de öyle olmuyor mu? Bu bireyleri yetiştirecek olanlar biz öğretmenleriz. Eğitim alanı, biz öğretmenlerin sorunları çözüldüğü ölçüde, gelişecektir.

Eğitimin ve eğitimli bireylerinin değerini bilen toplumların ulaştığı nokta ortada. Biz ise hâlâ, çözümsüzlük yaratmakta başı çekiyoruz. Çözüm zor değil, ama eğitimin en önemli sorunumuz olduğunu anlamalıyız artık.

İşsiz Öğretmenler Günü’nüz Kutlu Olsun !

Üzeyir KADIOĞLU


( Bu yazı " Milliyet Blog , Memuruz.net , Memuruz.biz , Guncelegitim.com , Sinifogretmeniyiz.biz " de de yayımlanmaktadır.)


EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş