ÖSS Tercihlerinde Öneriler !













Ülkemizde iş bulma olanakları yıldan yıla zorlaşıyor. Bu yüzden, siz gençlerin bu durumu dikkate alarak tercih yapması gerekir. Bazı meslekler değer kaybederken, bazı meslekler öne çıkmaya başladı.

Örneğin, “Öğretmenlik” mesleği günden güne değer kaybediyor. Eskiden kutsal olarak görülen bu meslekte, bugün iş olanakları çok sınırlı. Eğitim fakültesi mezunlarının %80’ı işsiz kalıyor, artık. Sınıf öğretmenliği dışında atanma oranı %5’lerde. Bugün 200 bin eğitim fakültesi mezunu işsiz durumda. Bu açıdan eğitim fakültesi bölümlerini tercih ederken “iki kez” düşünmelisiniz. Yoksa, gelecekte büyük hüsran yaşayabilirsiniz.

Bunun yanı sıra “Ziraat, Fen Edebiyat, Orman, Su Ürünleri” fakültelerini seçerken de iyi düşünmelisiniz. Bu fakültelerden de çok sayıda mezun var. Çoğu farklı alanlarda çalışmak zorunda kalıyor. Diyeceksiniz ki, “bu fakülteler ne işe yarıyor o zaman?” Cevabım şu olur: Geleceğini düşünmeyen bir ülkenin eğitim sisteminin acizliğidir sadece. Arz-talep dengesi düşünülmeden üniversite kurmak, öğrenci yetiştirmek ve sonu hüsrân.

Mühendislik bölümlerinin özel sektörde iş olanağı diğer bölümlere göre daha geniştir. Bu fakülte mezunlarının, kendilerini iyi yetiştirmeleriyle kazançları doğru orantılı. Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği en çok tercih edilen mühendislik bölümleri. Son yıllarda öne çıkan Kontrol Mühendisliği, Telekomünikasyon Mühendisliği, Bilişim Sistemleri, Haberleşme gibi bilgisayar temelli mühendislik dalları ve Otomotiv Mühendisliği gibi bölümlerin mezunları iyi gelir elde ediyor.

Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık fakülteleri, sağlık sektöründeki iş olanakları nedeniyle her zaman gözde fakültelerdir. İş olanakları geniştir. Fakat, eğitim çok zorlu geçer. Bu zorlu eğitimi de göze almalısınız.

Ayrıca “Fizyoterapistlik” son yılların gözde mesleği oldu. Kamu sektöründe olsun, özel sektörde olsun oldukça iyi kazanç sağlıyor. Normal bir memur maaşının 2-3 katını kazanabiliyorsunuz. Üstelik bu meslekte büyük açık var. Şiddetle tavsiye ederim.

Hukuk fakültelerinin son yıllardaki plansız gelişimi, fazla mezun vermesine yol açtı. Bu fakülteyi bitirince de iyi yetişmiş olmanız ön şart. Değilse stajyer avukatlıktan öteye gidemezsiniz.

Bu bilgiler ışığında, kendi istediğiniz, başarılı olabileceğinize inandığınız mesleği seçmeniz önemli. Fakat, ülke şartları, ailenizin şartları ve iş bulma olanaklarını göze almadan tercih yapmayınız. Ülkemiz şartlarında iyi bir yaşam sürmek istiyorsanız, mesleğinizde kendinizi geliştirmeniz ve aranılan insan olmanız gerekiyor.

Sevgili gençler!
Dershanelerin ve çevrenin baskısından uzak, açık bir zihinle kendi hayatınızı şekillendirmenin vaktidir, artık. Hayatınızın bundan sonrasını siz yönlendireceksiniz.

Bol şans !

Üzeyir KADIOĞLU

(Bu yazı "Milliyet Blog , Memuruz.biz , Yenikampus.com" dada yayımlanmaktadır.)

3 yorum:

  1. merhaba!
    yazınızı ilgiyle okudum ben de bu yıl öss ye girdim ve tercihler
    dediğiniz gibi kapıya dayanmış bekliyor neyseki hocalarımla birlikte
    tercihlerimi yaptım ilk sıraya psikoloji bölümü yazdım ama aslında
    korkuyorum güzel bir meslek ama ya işsiz kalırsam diye:)yani neden
    bu mesleği ilk yazdın diye sorarsanız ileride nöropsikoloji
    uzmanılığını mükemmel derecede yapabilmek için tabi kendimi
    geliştirmem gerekli sizede sormak istedim sizce güzel bir bölüm dimi
    psikoloji bölümü.içim içimi yemiyor değil bu kadar zorlanacağımı
    düşünmemiştim neyse sevgiyle kalın yardımlarınız için şimdiden
    teşekkür ederim...


    CEVAP:
    Psikoloji bölümü eğitim açısından zorlu bir bölümdür. Fakat,
    üniversite hayatında kendinizi iyi geliştirdiğinizde özel sektörde
    iş olanağınız var.. Kısacası, her şey azminize bağlı... Bol şans...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba! Tüm yazılarınızı ilgiyle okudum. Benim görüşlerimle sizinkiler paralel. Bir ülkeyi eğitim sistemi rezil de eder vezir de. Osmanlı devletinin çöküşünün temel nedenleri arasında eğitim sisteminin parçalanmışlığı gerçeğini nasıl görmezden gelir bu devlet yöneticileri? Her neyse bu ülke böyle giderse ülkenin kaderi de Osmanlı'dan öteye gitmez. Her neyse; ben de 2008 ÖSS'de sözel-2 puan türünden aldığım yeterli puanla Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tarih bölümüne yerleştim. Bu bölümü seçtim ama işsizler kadrosuna ben de mi dahil oldum diye şüphelenmemekten öteye gidemiyorum. Bunun için kendimi alanımda ve bazı güncel alanlarda yetiştirirsem umarım bu işsizler kadrosuna ayakbağı olmam. Sizden bir meslektaş olarak öneriler bekliyorum. Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  3. Sn Samet,
    Ben de "Ege Üniv. Tarih" bölümüne girmiş, ardından öğretmenlik kaygısıyla üniversite sınavına tekrar girerek "Dokuz Eylül Üniv. Tarih Öğretmenliği" bölümümü kazanmıştım. Benzer dersler nedeniyle 2. sınıftan başlamıştım. Sonra mezuniyet, kpss çilesi ve sonunda öğretmenlik...

    BİR KARİYER İÇİN EN ÖNEMLİSİ: "SEVDİĞİNİZ BİR MESLEĞİ SEÇMEKTİR."
    DOĞRU YERDE MİSİNİZ? Öncelikle bunu sorgulayın.
    Eğer hedefiniz öğretmenlikse, çok zorlu bir süreç bekliyor. Mezuniyetten sonra Tezsiz yüksek lisans yapmanız, bir de kpss de iyi bir puan almanız gerekiyor. Açıkca söylemek gerekirse "atanma olsılığınız çok düşüktür."

    Fakat, bildiğiniz bölümlerin temel amacı öğretmen yetiştirmek değildir. Eğer akademik kariyer düşünüyorsanız, derslerinize yoğunlaşın, bir yabancı dil kursuna gidin. İngilizce dışında bir yabancı dil kursuna gidin. Mesela tarih bölümünde aranılan dillerden Rusça, Ermenice, İbranice gibi"
    Hocalarınızla aranız iyi olsun, kendinizi geliştirdiğinizde öğretmenlik gibi zorlu bir yolu seçmeniz gerekmeyecek. Fakat, akademik kariyer yapmak içinde gerçekten sıkı çalışmalısınız. Değilse, asistan alımlarında bile iltimas (kayırma) çok yaygındır. İyi bir ,öğrenci olduğunuzda hocalarınızın takdirini kazandığınızda zaten onlar sizi destekleyecektir.

    Seçim sizin öğretmenlik mi, akademik kariyer mi?

    YanıtlaSil

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş