YÜZ BİNLERİN KPSS ÇİLESİ


Bir sosyal sorun nasıl oluşur derseniz, en güzel örneği işsiz öğretmenlerin hali olur herhalde. Her geçen yıl katlanan sayılar, insanları elemek, oyalamak için çabalayan soru tüccarları…
Geçtiğimiz yıl da aynı senaryo işledi. Acaba bu sene kaç soru iptal olup sonuçsuz kalacak? Bir suçlu arasak kime hesap soracağız.
Kendi kurumsal itibarını bu tür sorularla sarsan ÖSYM’yi mi, her yıl yeni kadrolarla yeni sorular yarattığını savunan yayınevlerini mi.
Artık soru hazırlama sistemi, nasıl işliyor bilinmez. Soru hazırlayan zat-ı muhteremler benim dediğim mi doğrudur diyor, yoksa kitaplarda yazılanlar mı. Bazı sorularda genel kanıdan ziyade soru yazarının kişisel görüşü etkili sanki. Öyleyse nerede bu sınavın objektifliği?

Hepimizin aklını kurcalayan sorular var :
* Sözleşmeli kalktığında, sadece kadrolu atama yapılırsa atama sayıları azalır mı?
* Çalışandan ziyade sallayıp şansı yaver giden bile atanabiliyor. Artık KPSS soruları sayısal lotoya mı döndü?
* Ülke gündemini siyasî tartışmalardan ziyade eğitim oluşturduğu bir gün görecek miyiz?
* Yeni MEB bakanı çözüm getirecek mi, yoksa eski tas eski hamam mı?
* 200 bin kamu işçisini bir gecede kadroya alan devletin, 250 bin işsiz öğretmenin yarısını bile atayacak gücü yok mu?
* Eğitim fakültelerinde adam gibi veremediği Eğitim Bilimleri derslerini, KPSS kursu açıp yine aynı dersin hocalarıyla vermeye çalışan başka bir ülke var mı?
* Öğretmen yetiştirme sisteminin değişmesini sağlayacak MEB ve YÖK neden ihtiyaç fazlası öğretmen yetiştirmeye dur demiyor?
* Çevresindekilere “bak şu öğretmenliği yazma işsiz kalırsın” diyen tek kişi ben miyim?
* Bunca işsiz üniversiteli varken lise mezunu memur alımı mantıklı mı?
* Polis mi olsak öğretmen mi?
*Öğretmen=Mevsimlik işçi mi oldu?
* Kardelen Ayşe atandı mı?*
* Şimdiye kadar kaç usulsüz atama yapıldı?
* Aranızda “sen hâlâ atanamadın mı?” sorusuna muhatap olmayan var mı?
* Atanamadığı için canına kıyan onlarca işsiz öğretmen olduğunu kaç kişi biliyor.
* Oku çocuğum e…k olma sözünün tersi mi işliyor?
* Normal liseden mezun bir şahsın bile vekil ve ücretli şeklinde dahi olsa öğretmenlik yapabildiği bir ülkede yaşadığımızı biliyor muyuz?
* Eğitim fakültesi mezunu olduğu halde alakasız işlerde çalışmak zorunda kalan yüz binlerin hali ne olacak?
* Atama çıkmazının içinde olduğunu bildiği halde, sokaklara dökülme cesaretini gösteremeyen işsiz öğretmenler çözümü ümid etmekle nereye varacak?
. . .
Bu sorulara cevap bulmak zor, böyle uzar gider.
Başka sorusu olan var mı?
Üzeyir KADIOĞLU
Ayrıca Memurlar.net sitesi forumunda yazıdan alıntı yapılmıştır. İlginize teşekkürler...
.
.
.
.... ...... ......... ....... ......

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş