Abbas Güçlü: "Katsayıya gösterilen ilgi İŞSİZLİĞE de gösterilmeli !"

 Katsayı tartışmalarına bakıldığında, en umulmadık isimlerin bile gençleri ne kadar da çok sevdiğini ve onlar için özgürlük bayrağı açtıklarını görüyoruz.
 Umarız bu ilgileri, sadece katsayılarla sınırlı kalmaz. Gençlerin diğer sorunları konusunda da aynı duyarlılığı gösterirler.
Örneğin, üniversiteli ya da üniversite mezunu gençlerin, bugün için en büyük sorunları olan işsizlik konusunda da sergilerler.
Neredeyse her üç gençten biri işsiz ya da işsizliğe aday.
Öğrenim özgürlüğü ne kadar haksa, aldığı eğitim çerçevesinde hak ettiği işe girmek de bir o kadar hak.

Yıllardır atama bekleyen öğretmenler var. Bazı branşlarda mevcut öğretmen sayısının 100 biri kadar bile alım yapılmıyor. Ama üniversite kontenjanları artırıldıkça artırılıyor.
Okumuş işsizlerin durumu öyle noktaya geldi ki, işe girmede altın anahtar olarak görülen üniversite diplomasına ilgi azaldıkça azaldı. Üniversitelerde bu yıl tam 110 bin kontenjanın boş kalması biraz da bu yüzden.
Katsayı konusunda gençlere özgürce yarışacakları bir ortam isteyenler, keşke, bu boş kalan 110 bin kontenjanın da hesabını sorsalar ve üniversiteli gençlerin sorunlarına bir nebze de olsa değinebilselerdi. 180 lirayla bir gencin Ankar’da, İstanbul’da, İzmir’de nasıl yaşayabileceğini
sorgulasalardı.

Bugüne kadar bu konuda kalem oynatmamaları ya da söz söylememeleri hiç önemli değil. Ama artık katsayılar nedeniyle de olsa, gençlerimizin sorunlarıyla yakından ilgilenmeye başladılarsa, devamını da getirmeliler.
Her şerden bir hayır doğar derler. Katsayı tartışmaları bir sonuca ulaşmasa da, gençlerin sorunlarına bir nebze de olsa ışık tuttuğu için sevindirici.
Bu tartışmalar ideolojik mi yoksa pedagojik mi? Yakında ortaya çıkar. Katsayı dışında gençliğin diğer sorunlarına hiç değinmeyenler, hiç kusura bakmasınlar ama fazla inandırıcı olamazlar.
İşte bu yüzden katsayı tartışmasına olumlu ya da olumsuz yönde katılan tüm isimlerden, gençlerin diğer sorunlarına da eğilmesini umuyor ve bekliyoruz...
Bu bir anlamda samimiyet sınavı olacak...

Rotary, liderlik ve gençler
İzmir Dokuzeylül Rotary Kulübü’nün gerçekleştirdiği “Ufuk Geliştirme ve Liderlik Eğitimi“ projesi çerçevesinde dün İzmir’deydim. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileriyle sohbet ettik, birikim ve deneyimlerimizi paylaştık.
Farklı konuşmacılar ve farklı etkinliklerle, gençlere üniversite dışında da bir dünyanın olduğunu anlatılıyor..
Kulüp Başkanı Prof. Dr. Sedef Nehir El, “Amacımız, geleceğin öğretmenlerini, Atatürkçü, laik, vatansever gençler olarak, bireysel hayatlarına güç katacak, yaşam kalitelerini yükseltecek ve etik düzeylerini etkileyecek seminerlerle ufuklarını açmak; topluma yararlı birer lider olarak yetişme ve yönlendirilmelerine katkıda bulunacak saygın işadamları-yönetici-sanatkâr-yazar-spor adamı-gazeteci konusunda uzman kişilerle buluşturmak” diyor. Ve bunu da başarıyla gerçekleştiriyorlar.
Siz ne anlatırsanız anlatın, öğretmen adaylarının öncelikli sorunları, tabii ki işsizlik. Eğitim sisteminin tümünden duydukları rahatsızlık ise canlarını sıkan konuların başında geliyor.
Soran, sorgulayan, konuşan  nesillerin yetiştirilebilmesi için, önce öğretmenlerin o noktaya gelmesi gerektiğine inanıyorlar. Ama mevcut koşullarda bunun o kadar kolay olmadığına da özellikle vurgu  yapıyorlar.
Aslında pek çoğunda başta liderlik ve girişimcilik olmak üzere farkındalık yaratacak özellikler var. Ancak moral, motivasyan ve “Hadi aslanım!” diyecek koçlar lazım.
Sivil toplum örgütlerinin, öğrencileri sınav ve not kıskacından kurtarıp böylesine yüreklendirmeleri takdire şayan. Ama bu, birkaç günlük seminerlerle sınırlı kalmamalı. Daha ötesine geçilmeli...
Özetin özeti: Gençlerimizi anlamsız tartışmaların içine çekmek yerine, kendilerine olan güvenlerini daha fazla yitirmelerine dur demek, bu aşamada onlara yapacağımız en büyük iyilik olur.

Abbas Güçlü

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş