Eğitim Fakültesi mi, Fen ve Edebiyat Fakültesi mezunları mı öğretmen olacak?



"Ayşe, 5 yıllık Eğitim Fakültesi Biyoloji öğretmenliği bölümü son sınıfta okuyor. Mezun olmadan öğretmenlik hayali kuruyor. Fatma ise 4 yıllık Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümünde eğitim görüyor. Mezun olmadan iş bulmak istiyor. En çok istediği meslek ise öğretmenlik. Fatma, bir yıl önce mezun olsaydı öğretmen olabilmek için okuduğu bölümde bir yıllık tezsiz yüksek lisansa devam edip, pedagojik formasyon alabildikten sonra öğretmen olabiliyordu "


Şimdi YÖK’ün geçtiğimiz Ağustos ayında bazı üniversitelerin bu alandaki mezunlarına 4 yıllık eğitimleri süresince pedagojik formasyon almalarına izin veren kararı ile bu isteğine ulaşabiliyor.

Yükseköğretim Yürütme Kurulu, bu iki gencin hayalini gerçekleştiriyor. Her ikisine de öğretmenlik hakkı tanıyor. Ancak, YÖK’ün bu kararı geçtiğimiz hafta toplanan Üniversitelerarası Kurul’da büyük tartışma yarattı.

YÖK’ün eğitim fakülteleri dışında özellikle fen edebiyat fakültelerinde okuyan öğrencilerin pedagojik formasyon dersleri 4 yıllık süre içinde almalarına izin vermesi Talim Terbiye Kurulu kararlarına da ters düşüyor. Çünkü, YÖK’ün bu kararı almasından tam bir ay önce Talim Terbiye Kurulu da, sadece Eğitim Fakülteleri ile tezsiz yüksek lisans ya da pedagojik formasyon programını bitirenleri öğretmen olarak kabul edeceğini açıklamıştı.

Bu durumda pedagojik formasyon dersleri alan, öğretmenlik stajı yapıp beş yıllık eğitimin ardından eğitim fakültesinden mezun olanlarla, dört ya da beş yıllık eğitim alan Fen ve Edebiyat mezunları öğretmenlik için sıraya girecek. Üniversitelerarası Kurul’da da bu nedenle Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan’ın başkanlığında bir komisyon oluşturuldu. ODTÜ, Bartın, Giresun, Hacettepe, Kırşehir, Rize, Sakarya, Anadolu, Ankara ve Aksaray Üniversitesi Rektörlerinden oluşan komisyon YÖK’e bu kararın yanlışlığını anlatan rapor hazırladı.

Komisyon, raporunda YÖK’e kızdı

Fen ve Edebiyat Fakültelerine öğrenci talebini arttırmak, fakültelere istihdam sağlamak açısından karar avantajlı. Ancak, karar alınırken üniversiteler bilgilendirilmeli ve görüş alınmalıydı.

Karar, Eğitim Fakülteleri ile Fen ve Edebiyat Fakülteleri arasında önemli gerilimlere neden oldu. Üniversite yönetimleri, bu fakültelerin öğretim üyeleri, öğrenci ve yöneticilerinden gelen baskılarla karşılaştı. Üniversitelerimiz arasında bu konuda YÖK’e başvuran, başvurmayan, erken başvuran, geç başvuran ya da başvurusu kabul edilen, edilmeyen üniversiteler olarak gereksiz ayrımlar ortaya çıkmıştır.

Öğretmen atamalarında şişkinlik olacak
 
Prof. Dr. Uğur Erdener (Hacettepe Üniversitesi Rektörü): Bu karar Fen ve Edebiyat Fakültesi mezunlarına imkan sağlamıyor, umut dağıtıyor. Bu fakülte mezunları desteklenmeli, korunmalı. Ama, umut pazarlaması yapılmamalı. Hassas dengeleri sarsacak uygulamalardan kaçınmamız gerek.

Öğretmen atamalarında büyük şişkinlik olacak. Kaygıları giderecek şekilde sistem yapılandırılmalı.


Sayılarla mezunlar

Fen ve Edebiyat Fakülteleri öğrenci sayısı: 185.662

Eğitim Fakülteleri öğrenci sayısı: 160.573

2009 KPSS’ye öğretmen adayı olarak girenlerin sayısı: 243.569

2009 KPSS’ye göre öğretmen adayı olarak atananların sayısı: 15.800

2009 KPSS’ye göre atama bekleyen öğretmen sayısı: 229.996

2003-2009 yılları arasında kadrolu atanan öğretmenlerin toplam sayısı: 147.702

Atama bekleyen öğretmen sayısı: 300 bin

KPSS’ye atama umudu olmadığı için girmeyen öğretmen adayı sayısı: 70.000

Talim Terbiye Kurulu kararı ne diyor?

Temmuz 2009’da alınan             80 sayılı karar:

Atamalarda dikkat edilecek hususlar: "Ortaöğretim alan öğretmenliklerine Eğitim Fakültesi alan öğretmenliği mezunları ile karar eki çizelgede yer verilen diğer yükseköğretim porgramlarından mezun olup, Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezzsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon programını bitirenler"


Bu karara göre Eğitim Fakültesi dışındaki diğer fakülte öğrencilerinin öğrenimlerine devam ederken eş zamanlı Pedagojik Formasyon almaları hukuken tartışma konusu.
 
Mezunlara istihdam değil, umut vaat ediliyor


Prof. Dr. Rıza Ayhan (Gazi Üniversitesi Rektörü): Yükseköğretim Kurulu 2009-2010 eğitim öğretim yılının başında Fen ve Edebiyat Fakültesi mezunlarına bu imkanı verdi. YÖK’ün bu hakkı hangi üniversitelere verdiği, bu kararı alırken hangi kriterleri uyguladığı bilinmiyor. Bu karar düşünülmeden, uzun uzun tartışılmadan alındı. Üniversiteler arası büyük farklılık yaratacak.

Öğretmenlik saygın bir meslektir. Onları yetiştirmede böylece büyük farklılıklar olacak. Bu karar öğretmen adaylarına istihdam yaratmıyor, umut vaadediyor. 2003-2009 yılları arasında toplam atanan öğretmen sayısı 147 bin 702. Yani kapıda öğretmen olarak bekleyen yaklaşık 300 bin kişi mevcutken bunlara  ilave olarak 185 bin Fen ve Edebiyat Fakültesi mezunu ekleniyor. Bu da kapıda bekleyenin sayısını 500 bine çıkarır.

Fen ve Edebiyat Fakültesi mezunlarının sorunu çözülmeli ama, böyle değil. Örneğin Milli Eğitime bağlı okullarda hiç sosyolog yok. Fabrikalarda biyolog yok. Bu alanlar bu kurumlarda zorunlu olsa mezunlar da rahatlıkla iş bulabilir.


Şimdi birisi 4 yılda, diğeri beş yılda öğretmen oluyor. Böylece kargaşa yaratıldı.

Eğitim Fakültelerine haksızlık yapılıyor.

Komisyona göre YÖK’ün kararının ardından çıkacak sorunlar

Başvurmayanlar ne olacak?

Başvurusu kabul edilen Fen ve Edebiyat Fakültelerinde 4 yıllık eğitimlerini tamamlayan öğrencilerinin alan öğretmeni olabilmeleri mümkün olacak. Başvuruda bulunmayan ya da başvurusu YÖK tarafından kabul edilmeyen diğer Fen ve Edebiyat Fakülte mezunları ise ancak herhangi bir enstitüde tezsiz yüksek lisans programını tamamlama koşuluyla en erken 4 yılın üzerine bir yıl daha eğitim alırsa öğretmenlik hakkını kazanabilecek. Branş öğretmenliği eğitimi, Eğitim Fakülteleri’nde 4 yılın dışında bir yıl daha eğitim almayla sürüyor. Böylece aynı diploma için sürelerinin hepsi birbirinden farklı üç ayrı sistem oluşacak. Öğretmenlik gibi temel bir meslek alanında böyle bir yapının ortaya çıkmasının yararlı olacağı tartışmaya açık.

Öğretmenlik hakkı tüm Fen Edebiyatlara tanınmıyor

Fen ve Edebiyat Fakülteleri genel bu kararı olumlu karşıladı. Ancak bu uygulamanın Fen ve Edebiyat Fakültelerinde özellikle öğretmenlik hakkının tüm öğrencilere tanınıp tanınmaması açısından yeni sorunlara yol açacak. Uygulama kendi içinde de tutarlılık göstermiyor. Mevcut karara göre bazı Fen ve Edebiyat Fakülteleri koşulsuz olarak tüm öğrencilerine, bazıları hálen birinci sınıfta okuyan öğrencilerine Pedagojik Formasyon verirken bazı fakültelerin de öğrencilerde belirli bir not ortalamasına sahip olma ve alttan dersi olmama gibi koşullar arayarak Pedagojik Formasyon vermeyi düşündükleri bir gerçek.  Ayrıca aynı programdan aynı sürede mezun olan iki öğrencinin farklı mesleklere dönük olarak yetiştirilmesi yüksek öğretim sistemimizde rastlanmayan bir durum. Örneğin, bu yeni uygulamayla "Fen Fakültelerinin Biyoloji Bölümü mezunları hem biyolog hem öğretmen mi, yoksa bunların bazıları biyolog bazıları ise biyoloji öğretmeni mi olacaklardır?" Ayrıca, bu fakültelerin bazı bölümleri için öğretmenlik hakkı olmaması (fen alanında, Astronomi ve Uzay Bilimleri; edebiyat alanında ise Arkeoloji, Halk Bilimi, Bilgi-Belge Yönetimi vb.) bölümler arasında var olan talep farkını çok daha açar.

Formasyon derslerini nasıl alacakları bilinmiyor

Başvurusu kabul edilen Fen ve Edebiyat Fakültelerinin formasyon derslerine programlarında nasıl yer verecekleri konusunda bir uygulama yönergesine ihtiyaç olduğu açık. Özellikle uygulamaya yeni başlayacak üniversitelerin son sınıf öğrencileri açısından mevcut dersler yanında formasyon derslerinin tümünün bir yarıyıla sıkıştırılmasının kaliteyi olumsuz etkilemesi kaçınılmaz.

Gençlere boş yere ümit veriliyor

Ülkemizde 300 bin dolayında öğretmen atama bekliyor. Bu sayı her geçen gün daha da artıyor. 2009 yılında yapılan KPSS sonucunda 243.569 öğretmen adayından 15.800’ünün ataması yapılabildi. 70 bin öğretmen adayı, atama umudu görmediği için sınavlara girmedi. Lisans aşamasında pedagojik formasyon dersi verilmesini sağlayarak Fen ve Edebiyat Fakülteleri mezunlarının öğretmenlik hakkı kazanmalarını kolaylaştırmak, bu fakültelerin mezunlarının istihdam sorununu çözmekten daha çok atama bekleyen işsiz öğretmen sayısının artmasına neden olacak gibi gözüküyor.

Ders yükleri fazla, formasyon dersi almaları zor

Eğitim Fakültelerinde Eğitim Bilimci ve Alan Eğitimcisi olarak öğretim elemanı sıkıntısı mevcut. Ders yükleri çok fazla olan bu öğretim elemanlarının Fen ve Edebiyat Fakültelerindeki Pedagojik Formasyon derslerini karşılamaları mümkün görünmüyor.

Ücrette sıkıntı olacak

Eğitim Fakültesindeki öğrencilere uygulama okullarında rehberlik yapan öğretmen ve idarecilere Milli Eğitim Bakanlığı- YÖK-Maliye-Sayıştay dörtlü protokolü ile üniversite bütçelerinden hayli yüksek ücret ödenmektedir. Bu yeni uygulamada neye göre, nasıl ücret ödenecektir?

 Nuran Çakmakçı/Hürriyet

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş