Zorunlu Hizmet Affı DAVALIK !

Zorunlu Hizmet Affını da kapsayan yeni yönetmeliği Milli Eğitim Bakanlığı yayınladı. Affa İlk dava kamudanhaber editörü Mehmet YILMAZ'dan geldi.

Yeni yönetmelikle beraber 6 Mayıs 2010 tarihinden önce göreve başlayan bütün öğretmenlerimize zorunlu hizmet affı getirildi. Bu af birilerini sevindirirken zorunlu hizmetini yapmış yada yapmakta olab eğitimciler de burukluk yarattı.
Yeni yönetmeliği derinlemesine incelediğimizde mahkeme kararlarına aykırı hükümlerin olduğu ortaya çıkacaktır. Yeni yönetmelikte dava konusu olacak ve Danıştay tarafndan yürütmesi durdurulan bir maddeyi örnek olarak gösterelim.
Eğitim Sen tarafından, 2009 yılı özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzuna karşı açılan davada, Danıştay İkinci Dairesi 2009/249 esas sayılı dosyada yürütmenin durdurulması kararı vermişti.
2009/249 sayılı dava da ’özür grubu atamalarına başvurmak isteyen Açıktan ve Kurumlararası atama ile  öğretmenliğe atananların en az bir yıl çalışma şartının’’ yürütmesinin durdurulması kararı verilmiştir.
Buna rağmen Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 35.maddesi 4.bendinde açıktan ve kurumlararası atananların özür grubuna başvururabilmesi için ‘’en son görev yaptığı kurumda en az bir yıl görev yapma’’ şeklinde bir düzenleme  yapılmıştır.
Kararın hüküm bölümü şu şekildedir.
“Açıklanan nedenlerle, dava konusu kılavuzun 2.1 maddesi ve 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “… göreve başlama tarihi itibarıyla en az bir yıl çalışmış olan” ibaresinin, açıktan ve kurumlar arası yeniden atama biçimiyle öğretmenliğe atananların öğrenim özrü yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/2. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmemiş olduğundan yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 6. maddenin 1. fıkrasına yer alan “… göreve başlama tarihi itibarıyla en az bir yıl çalışmış olan” ibaresinin, açıktan ve kurumlar arası yeniden atama biçimiyle öğretmenliğe atananların sağlık ve eş durumu özrü yönünden 2577 sayılı Kanunun anılan maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmiş olduğundan yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne, 14.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."
Bu durumda söz konusu bir yıl bekleme koşulu yüzünden sağlık ve eş durumu özürlerinden başvuramamış öğretmenlerin hakları verilecek, bundan böyle bu sınırlama söz konusu olamayacağından bir yılı beklemeksizin öğretmenler sağlık ve eş durumu özürlerinden yer değiştirme başvurusu yapılabilecekti. Oysa Milli Eğitim Bakanlığı son çıkardığı yönetmelikle  mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunarak yürütmesi durdurulan maddeyi yönetmeliğin 35. maddesinin 4. fıkrasına ekledi.  Bu maddenin hukuka aykırı olduğu apaçık ortada olmakla beraber yönetmeliğe açılacak dava da dava konusu olacak maddelerden olacağı bellidir.
Zorunlu Hizmet Affına Dava
Zorunlu hizmet affı ile ilgili bir çok eğitimci arkadaşımızın şu yorumları beni üzmüştür.
" Ben Kpss de 90 puan aldım. Yüksek puan aldığım için de batı illerini yazdım. tabiki doğu hizmetimi yapmayacağım. düşük puan alanlar bu hizmeti yapmalıdır. " bu ve buna benzer yorumlar eğitim camiası adına kabul edilemez türden yorumlardır. 2003 yılında yapılan Kpss sınavından yüksek puan almama ve bu puanla batı illerine atanma şansım olduğu halde, yaşımız gençken zorunlu hizmetimizi bitirelim mantığı ile zorunlu hizmet bölgesini yazmış ve 6 yıldan fazla bu bölgede severek ve isteyerek görev yapmış bir eğitimci olarak son çıkarılan zorunlu hizmet affı şahsım ve benim gibi düşünen eğitimci arkadaşlarım adına bir talihsizlik olmuştur.
"Zorunlu Hizmet Affı Haksızlıktır  başlığı ile yazdığım yazıdan sonra gerek haber sitelerine gerekse mail adresime bine yakın hakaret, tehtit ve aşağılayıcı ifadeler içeren mesajlar atılmıştır. Zorunlu hizmet affını isteyen bu arkadaşlarımın bu ülkede hukuk kuralları içerisinde ne kadar fikirlerini ifade etme özgürlüğü varsa benim de o kadar fikirlerimi ifade etme özgürlüğüm olduğu düşüncesindeyim. Yalnız bir farkla ben düşüncelerimi yazarken bir eğitimciye yakışacak şekilde altına imzamı atarak yazmaktayım.
Anayasamızın bize vermiş olduğu temel haklar ve hürriyetler çerçevesin de dava açma hakkım bulunduğu için, Zorunlu hizmet affının ben ve benim gibi zorunlu hizmetini yapmış kişiler ve şu anda zorunlu hizmetini ifa eden kişiler açısından mağduriyet yaratacağını düşündüğüm için Zorunlu hizmet affının öncelikle yürütmesinin durdurulması ve akabinde iptali için önümüzdeki günlerde dava açacağım. Ayrıca bu dava dilekçesini kamuoyu ile paylaşacağım. çünkü bu konuda tarihe düşülmüş bir notumuz var...
Son söz olara

Bırakın Adalet Yerini Bulsun, İsterse Kıyamet Kopsun!

Kopacak Kıyamet Adalet İçin Kopsun!
Mehmet YILMAZ

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş