Yeni Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer’e çağrı

Sayın bakan öncelikle yeni göreviniz hayırlı olsun diyor başarılar diliyoruz. Eğitimde siyasi yaklaşım kabul edilemez, bu nedenle bakan her kim olursa olsun, iktidar hangi parti olursa olsun başarıyı beklemek eğitimcilerin temel yaklaşımıdır.

Hükümetin halkın oyları ile seçildiğine ve milli egemenliğin üzerine bir güç olmadığına göre farklı bir yaklaşım sergilemek eğitim adına ülkemiz adına ihanetle eşdeğerdir.
Türk Milli Eğitim Sisteminin siyasetten soyutlanması en önemli temennimizdir. Eğitim politikalarının kısa, orta ve uzun vadeli olarak tüm paydaşların (siyasi, bürokratik, akademik,STK’lar… ) katılımıyla planlanması, gelecek bakanların bu planların değiştiricisi değil sadece uygulayıcıları olmaları en büyük beklentidir. Ülkemizin gelişmesi de, halkımızın mutluluğu da buna bağlıdır.
Bu noktada bir adım atmanız söz konusu olabilir mi? Bu konuda size izin verilir mi bilinmez ama bizim hayallerimizi paylaşmamız tarihe not düşmemiz adına da olsa görevimizdir.
İşiniz zor, temennimiz 4 yılı kapsayan bir planlamayla istikrarlı bir şekilde işlerin yürümesidir.
Öncelikle eğitim çalışanlarının da, çalışmak isteyenlerin de, öğrencilerin de çok mutlu olduğunu söyleyemeyiz. Bunun için öncelikle güven vermeniz, söz vermeniz ve bu sözün gereğini yerine getirmeniz gerekiyor.
Tabii ki belli kadroları kendinize göre dizayn edeceksiniz ama bu en alt birimlere kadar inmemeli yıllardır olduğu gibi.
Öncelikle bir bakan yardımcısı tayin edeceksiniz. Bu kişinin eğitim adına sizin eliniz ayağını olması kaçınılmazdır. Bu kişi sizin vizyonunuzu da, geleceğinizi de tayin edecektir.
- Bu seçimden sonra 4 yıllık bir planı ortaya koyup ne zaman ne hedeflendiği kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
- Yöneticilerin en önemli serzenişleri olan kariyer ve liyakat gözetilmeksizin yapılan kadrolaşmanın önüne geçmelisiniz.
- Bu işe, şu anda var olan tüm görevlendirmeleri istisnasız iptal ederek başlayabilirsiniz. İşin boyutu için size bir örnek vereyim. İstanbul’un bir ilçesinin Şube Müdürü norm kadrosu 2 dir ve şu anda 6 kişi görev yapmaktadır. Bunlardan bir kaçının sendikaya üye yapmaktan öteye yöneticilik tecrübeleri dahi yoktur. Bu durumda kıdemli, kariyer ve liyakat sahibi insanların tepki ve küskünlüğüne yol açmaktadır.
- Kariyer ve liyakate dayalı asil atamalar için gerekli düzenlemenin … süre içinde yapılacağını açıklamak insanları rahatlatacaktır.
- Talim Terbiye Kurulu gibi MEB için çok önemli olması gereken bir makam dahi vekaleten yürütülmektedir.
- Hangi ilin Milli Eğitim Müdürü nerede görev yapıyor belli değil. Yani A iline atanmış B ilinde çalışıyor uygulamalarına son verilmelidir.
- Ek ders ile ilgili düzenlemeler her seferinde ertelenmektedir. Bu konuya da ivedilikle el atılmalıdır. Örneğin Şef, emrindeki memurdan düşük maaş alabilmektedir.
- Uzman öğretmenlik diye bir uygulama başladı olanlar oldu 4-5 yıldır neredeyse rafa kalktı. Bu da öğretmenler arasında eşitsizlik yarattı. Her seferinde kısa sürede çözümlenecek denildi. Uygulamaya kökten son verip 10 yılını dolduran öğretmenlere Uzmanlık tazminatı, 15 yılını dolduranlara da başöğretmenlik tazminatı verilmelidir. Öğretmenler arasında, öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen ayrımı yaratılmamalıdır.
- Öğretmen ihtiyacının fazla olduğu 2-3.bölgelerde gerek ekonomik teşvik gerekse zorunlu hizmet sonrası görev yeri değişikliği güvencesi verilmelidir.
- Atanamayan öğretmenlerle ilgili bir çalışma ve planlama yapılmalı Ağustos ayında yapılacak atama sayısı derhal açıklanmalıdır. Bu açıklama yapılırken 10-15bin gibi bir alımın çok büyük tepkiye yol açacağı unutulmamalıdır.
- Ders programları, ders kitapları yeniden ele alınmalıdır.
- Okullarımızın fiziki yapıları eşitlenmelidir. Maksimum, spor, maksimum sosyal faaliyet için imkanlar sağlanmalıdır.
- Her defasında belirttiğimiz gibi bu sorunu çözecek olanın elini öpmeye hazır olduğumuz sözümüzün arkasındayız yeter ki okullarda yaşanan, kayıt parası, temizlik parsı, katkı payı, aile birliğine bağış adına ne derseniz deyin okulda para toplanması işine son verilsin.
Okullarımızın hizmetli personel, büro hizmetleri, temizlik, bakım onarım, donanım… gibi masrafları devlet eliyle karşılanmalıdır. Bu sağlandıktan sonra okullarda para ihtiyacı kalmayacak müdür para ile uğraşmayacak, aybaşında personelin maaşını düşünmeyecek, eğitim öğretime odaklanacaktır. Veli ile okul karşı karşıya gelmeyecek. Kimse zan altında kalmayacaktır.
- KPSS sınavı ile kadroya geçen öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmelidir.
- Sınıf geçme sistemi, sınav sistemi gözden geçirilmeli ve kalıcı olarak yeniden düzenlenmelidir.
- Her uygulamada istikrar sağlanmalı keyfi uygulamalardan ve günü birlik kararlardan kaçınılmalıdır.
- Bir karar alınırken eğrisi doğrusuyla tartılmalı yaratacağı mağduriyetler düşünülmelidir.
- Eğitimin tüm paydaşları ile iyi diyaloglar kurularak kararlara katılım sağlanmalıdır.
- Bakanlığa bir şey sorulduğu zaman her seferinde kısa sürede yapılacak, düzenlenecek denilmektedir. Bu kısa sürenin sınırı belirlenememiştir. Bundan sonraki süreçte zaman verilmeli ve o zamanda gerçekleşmelidir.

Bu ve benzeri bir çok konuyu ele almak mümkündür.
Başlangıçta da söylediğimiz gibi sürecin iyi yönetilmesi ve eğitim adına gerçek anlamda dolu dolu bir sürecin geçirilmesi ümidiyle…

Maksut BALMUK
Eğitim Yöneticisi

Memurlar.Net

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş