Okul aile birliklerinde; öğretmen ve yöneticiler devre dışı kalacak

MEB’in Okul Aile Birliği yönetmeliğinde düzenleme yapacağı konuşulmaktadır. Konu ile ilgili değerlendirmemizi http://www.memurlar.net/haber/206217 linkinde yapmış ve yönetmeliğin bir an önce çıkarılmasının doğru olacağını vurgulamıştık. Yönetmelik gereği Okul Aile Birlikleri Genel kurullarının Ekim ayı sonuna kadar tamamlanması gerekmektedir.
Bu süreçte değişiklik yapılmadığı taktirde genel kurulların tamamlanmasının yönetmelik değişikliği sonrasında sorunlar doğuracağına vurgu yapmış ve bakanlığın en azından bir genelge yayımlayarak genel kurul süreçlerini yönetmelik değişikliğine kadar askıya alması gerektiğini vurgulamıştık.
Askıya alınmaması durumunda olası değişiklikte genel kurullarını tamamlayan kurumlar için geçici madde konulmalı ve ihtiyaç duyulacak sayı kadar yönetim kurulu üyesinin yedeklerden tamamlanması sağlanmalıdır.
Şu ana kadar bu konuda bir gelişme yaşanmamasına rağmen bu konuda çalışmaların devam ettiğini emarelerine rastlamaktayız.
Yani değişiklik çalışması yapılmaktadır.
Örneğin;
MEB İlköğretim Kurumları yönetmeliğinde yapacağı değişikliklerle ilgili taslağı sendikalara göndermiştir. Bu taslakta Bağışlar ve Gelirler başlıklı 143.madde;
Bağışlar ve Gelirler
Madde 143 — (Değişik: 24.12.2008/27090 RG) Okulun genel işleyişi, eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesi için yapılan bağışlar, okul-aile birliği ve köy muhtarlıkları gibi kuruluşlar yoluyla sağlanır ve gerekli harcamalar yapılır. Bu kuruluşlar aracılığı ile kabul edilen bağışlar ve elde edilen gelirler ile yapılacak harcamalara ilişkin iş ve işlemler ilgili mevzuata göre yürütülür.
Şeklinde iken bakanlığın önerisi;
Bağışlar ve Gelirler
Madde 143 — (Değişik: 24.12.2008/27090 RG) Okulun genel işleyişi, eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesi için yapılan bağışlar, okul-aile birliği ve köy muhtarlıkları gibi kuruluşlar yoluyla sağlanır ve gerekli harcamalar yapılır. Bağışların alınması ve harcanması sürecinde okul yönetimi ve öğretmenler görev almazlar, sadece okul yönetiminin görüşüne başvurulur. Bu kuruluşlar aracılığı ile kabul edilen bağışlar ve elde edilen gelirler ile yapılacak harcamalara ilişkin iş ve işlemler ilgili mevzuata göre yürütülür.
Şeklinde olmuştur.
Bu öneri yani öğretmen ve yöneticilerin devre dışı bırakılması önerisi yerinde olmuştur. Her zaman savunduğumuz gibi eğitimcilerin (yönetici yada öğretmen) para konusu ile ilgilenmesi, para konusunda veli ile karşı karşıya kalması doğru değildir.
Yönetici ve öğretmenlerin paradan uzak tutulması önerisi gerçekten iyi fakat işleyişte sorunlar yaratacağı kesin. Yani okul yönetiminin ve öğretmenlerin hiçbir etkinliği olmadan okulların işleyişi ile ilgili bağışları alacak Aile Birlikleri pek sağlıklı işlemeyecektir. Bunun sonuçları elbet ki gelecekte görülecektir. Ne öğretmen ve yöneticiler biz işin içinde yokuz tamamen Okul Aile Birliği ilgileniyor cümlesine inandırabilecekler ne de Okul Aile Birlikleri biz okul için çalışıyoruz ama müdürden, öğretmenlerden bağımsızız cümlesine…
Bu çözüm Bakan Sayın DİNÇER’in yaklaşımına da uygun değildir. Bu konudaki tek ve en kalıcı çözüm Okullarda para konusunun tamamen kaldırılmasından geçmektedir. Okulların ihtiyaçları devlet yada belirleyeceği kurumlar tarafından karşılanmalı bağış konusu okullardan tamamen silinmelidir. Böylece okullar arasında eşitlik de sağlanmış olacaktır. Mevcut durumda maddi sorun çekmeyen okullarımız da vardır yıl sonunu getiremeyen temizlik personeline borcu olanlar da…
Buna rağmen bakanlık Okul Aile Birlikleri üzerinden bu işe devam edecekse geçmişteki tecrübelerden ders alınmalıdır.
2004 yılında Okul Koruma Dernekleri kaldırıldığında en çok konuşulan konunun bazı derneklerin okulların ve yönetimlerinin önüne geçtiği tüzel kişilik olmaları nedeniyle de okul idarelerinin söz dahi geçiremedikleri şeklinde idi.
Şimdi de Okul Aile Birlikleri daha özerk hale getirilirken sınırlar iyi çizilmelidir.
Örneğin;
Okul Aile Birliklerinde hiçbir yönetici ve öğretmenler yer almasın kabulümüzdür fakat Oku Aile Birlikleri de özellikle harcamaları yaparken Okul Yönetimine karşı sorumlu olmalıdırlar.
Gelirlerin pardon bağışların harcanması aşamasında Okul yönetiminin önerilerini dikkate almak zorunda olmalıdırlar. Aksi halde müdür hizmetli personel alalım derken birlik sınıfa projeksiyon, akıllı tahta alalım diye tutturabilir ki bu durumlara karşılaşılan durumlardır.
Okulda bu konuda öğretmenlerden oluşan bir komisyon yada direkt okul yönetimi marifetiyle yapılacak öneriler ışığında harcamalar yapılmalıdır.
Okul Aile Birlikleri kurulacak anladık fakat denetim yönünden kime bağlı olacak sorumlulukları ne olacak iyi belirlenmelidir. Bugün bu konuda bir şaibe olsa yada olmasa hesap Yönetim kurulunun 7 üyesinden sadece biri olan Okul Müdürlerinden sorulmaktadır. O zaman kimden sorulacak ve sorulacak kişilere nasıl bir yaptırım uygulanacaktır iyi düşünülmelidir.
MEB bu konuda kafayı;
“Ben okullarda hiç para konuşulmadan ihtiyaçları nasıl karşılarım, nasıl bir sistem kurmalıyım?” sorusunun cevabına yormalıdır.
Kesin ve net çözüm budur bundan öteye çözüm kalıcı olmayacak aynı sorunlar devam edecek eğitimde fırsat eşitliği de imkan eşitliği de hiçbir zaman sağlanamayacaktır.
Temizlik yapamayan bir okul ile sınıflarının donatımını arttırmaya çalışan bir okul sizce aynı olabilir mi?
Fotokopi çekilmesi paraya bağlı bir okul ile her tür kaynağı öğrencinin önünde olan bir okul aynı olabilir mi?
Bir de sayın bakanımıza bir hatırlatma: Okullar ilk kurulduğunda bir müdür bir mühür ile dört duvar teslim edilen okul, sınıf ve odalarla işe başlarlar. (Günümüzde yeni açılan okullar biraz daha donanımlı en azından santral, Atatürk Köşesi, Ses sitemi kuruluyor) Yani dolaştığınız her okul; okul yönetimleri ve velileri ile bu hali almıştır. O okullara girdiğinizde okulu önce dört duvar olarak içi boş olarak düşünün sonra bu hale nasıl geldiğini yorumlamaya çalışın. İşte o zaman daha iyi anlaşılır yönetici, öğretmen ve velilerin değeri ve katkıları.

Saygılarımla…
Maksut BALMUK
Eğitim Yöneticisi

Memurlar.Net

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş