Abbas Güçlü: "Bilişim Sınıfları, KPSS ve Eğitimin Geleceği"

"Milli Eğitim Bakanlığı, Ömer Dinçer ile kendine yeni bir yön bulmaya çalışıyor. 10 yıllık Ak Parti iktidarı döneminde bir türlü yerli yerine oturmayan taşlar ve aranan bu yön, bu kez bulunacak mı yoksa yine bir başka bahara mı kalacak, hep birlikte göreceğiz... Eğitimin en önemli temel taşı, hiç kuşkusuz öğretmenler. Ve bir o kadar önemli olan da bilim ve teknoloji. "
İktidarın kafası bu konuda da karışık. Daha önce Çelik döneminde Bilişim Sınıfları açılmıştı. Çok önemli bir projeydi. Çubukçu döneminde atıl duruma getirildi. Şimdi ise kapacakmış. Oysa çok büyük umutlar bağlanan FATİH projesi için önemli bir altyapı sağlayabilirdi...

MEB’in 2012 hedefleri

MEB’in 
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunduğu tasarıda, 2012’ye ilişkin eğitim hedefleri yer aldı. Bu hedeflerden bilişime yönelik olanlar özetle şöyle:
-  Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki tüm okullarda bilgisayar sınıfları kaldırılacak ve bütün dersliklere aşamalı olarak en az birer dizüstü bilgisayar ve projeksiyon cihazı konulacak.

-  Her okulda en az bir fotokopi makinesi, akıllı tahta, kamera ve mikroskop olacak.

-  Okulların 
internet altyapısı için 140 milyon, sınıflara kurulacak teknoloji için 420 milyon, her sınıfa bilgisayar için 300 milyon, uzaktan eğitim merkezleri kurulması için de 880 milyon lira bütçe ayrılacak...
Şimdi bu çerçeveden bakıldığında, Bilişim Sınıfları kaldırılacaksa Bilişim Öğretmenleri ne yapacak? Bilişim öğretmenleri olmadan, FATİH projesi nasıl hayat bulacak? FATİH projesinde Bilişim öğretmenlerinin rolü ne olacak?

Bilişim öğretmenlerinin de bu konuda kafaları karmakarışık. Daha da önemlisi, hem kendi gelecekleri konusunda hem de FATİH projesinin geleceği konusunda kaygılılar...

Bilişim sınıfları kapatılmadan önce bir kez daha düşünülmelidir. Her sınıfı bilişim sınıfı haline getirmek olanaksız. Zaten her dersi de sanal ortamda gerçekleştirmek mümkün değil. Bu yüzden Bilişim sınıfları yine olmalı ve isteyen öğretmen, istediği zaman gidip bu sınıfları kullanmalıdır. Ha ille de bu konuda mecburiyet getirilecekse, bu, “Her ders, belirli oranlarda, bilişim sınıflarında gerçekleşecek” şeklinde olmalıdır...


Öğretmen çalıştayı

Antalya
’da ilginç bir çalıştay gerçekleşiyor.
Katılmayan yok gibi.

Bakalım alınan kararlar da o kadar büyük olacak mı?

Öğretmenlik mesleğinin masaya yatırıldığı çalıştayda, şu çalışma grupları oluşturuldu: Öğretmen yetiştirme, öğretmen 
atama kaynakları, seçme süreci ve yerleştirme, uyum ve adaylık süreci, sürekli mesleki gelişim, öğretmenlik mesleği kariyer basamakları...
Çalıştayın açılış konuşmasını Milli Eğitim Bakanı Dinçer gerçekleştirdi.

Farklı konularda çarpıcı açıklamalar yaptı. En çarpıcı olanlardan birisi de yüz binlerce öğretmenin merakla beklediği, 
KPSS’ye yönelik olandı.
Farklı yükseköğretim programlarından mezun olan öğretmen adaylarının, alan bilgisi ve becerisi ile öğretmenlik tutum ve değerlerine ilişkin yeterliliğinin ölçülmediğini belirten Bakan Dinçer, bu durumun öğretmen yeterlilikleri bakımından daha donanımlı olanların istihdamına engel olduğunu savundu ve “Öğretmen adayının mesleğe atanmasında sadece KPSS puanının esas alınması, öğrencilerin mesleki yeterliliğini belirlemekte yetersiz kalmaktadır. Öğretmenlerin KPSS sonucuna göre atanması da sorgulanması gereken bir diğer husustur. Bu olumsuzluğun giderilmesine yönelik burada yapılacak çalışmalar büyük bir öneme sahiptir“ dedi.

Dünden bugüne, benzer bir görüşü dile getirmeyen Milli Eğitim Bakanı yok gibi. Hemen hepsi KPSS’den şikâyetçiydi. Peki, bugüne kadar ne yapıldı? Hiç.

Peki, bundan sonra yapılır mı? Yapılırsa neler yapılır? Daha da önemlisi, öğretmen atamalarında eğer bir değişiklik söz konusu olursa, bu ne zaman gerçekleşir?

Onu da bekleyip göreceğiz...


Bundan sonra ne olur?

Ak Parti eğitimde başarılı olmak istiyor. Gençleri yakalayarak kalıcı olmak için en büyük dileği. Bu yüzden geçmişe değil, geleceğe bakıyor. Attığı her adımda, artık çok daha titiz davranıyor.

MEB, 
TÜBİTAKTÜBA ve YÖK’teki yeniden yapılanmada, hep bu titizliğin işaretlerini görüyoruz.
Artık üzerlerinde ne 
Çankaya baskısı var ne de kamuoyu. Üstüne üstlük, 10 yıl öncesine göre çok daha deneyimliler...
Özetin özeti: Eğitim ve bilime yön veren kurumlar, kaybolan zamanı telafi peşindeler. Ülkemiz ve gençlerimizin geleceği için dileriz başarılı olur...
 
Milliyet

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş