İLAHİYAT MEZUNU ÖĞRETMENLERİN SORUNLARI VE TALEPLERİ

İlahiyat Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü Mezunlarının MEB’de Yaşanan Mağduriyetleri ve Talepler Bölümün Kuruluşu ve Tarihsel Gelişimi 1949 yılında ilki açılan İlahiyat Fakülteleri; kuruluşundan 1998 yılına kadar tek bölüm halinde eğitim öğretime devam etmiş, 1998 yılında Fakülte bünyesine “İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü” eklenerek iki bölüm haline getirilmiştir. 2006 yılında alınan “İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği” Bölümü İlahiyat Fakültelerinden alınmış Eğitim Fakülteleri bünyesine dahil edilmiştir. Sonradan bölüm isminden “ilköğretim” ifadesi çıkarılarak “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü ”ne dönüştürülmüştür. Bölümün Aldığı Öğrenci Potansiyeli İlahiyat Fakültelerinde yapılan değişiklik sonucu mevcut tek ilahiyat bölümünden pedagojik formasyon dersleri alındığından öğretmen olmak isteyenler söz konusu açılan yeni bölüme yönlendirilmiştir. Ülkemizde 28 Şubat sürecinin etkisiyle 1999 – 2006 yılları arasında öğretmen olmak isteyen katsayı mağduru İmam Hatip Lisesi Mezunu okul birincileri dahil birçok yüksek puan alan öğrenciler de tek öğretmenlik bölümü olan “İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümüne” gitmişlerdir. Bölüm Mezunlarının Atama Süreci İlahiyat Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü’ nün ilk iki yılki mezunları (2002-2003) Talim Terbiye Kurulu’nun 01/06/2000 tarih ve 340 sayılı kararına göre İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarına Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak atanmışlardır. 2004 yılı Ağustos ayında TTK’nın aldığı yeni kararla bu bölüm mezunları sadece ilköğretim kurumlarına “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni” olarak atanmış ve kararnamelerine “ilköğretim kurumlarına atanır” denilerek sınırlandırılma başlamıştır. 2009 yılında ifade değiştirilmiş “ortaöğretim kurumlarına atanamazlar” ibaresi eklenmiştir. Hukuki Çelişkiler ve Yaşanan Mağduriyetler a) İlgi esasların 9. Maddesinde belirtilen Ortak Alan derslerinden biri olan “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersi maddede belirtilmeden ek çizelgede diğer ortak alan derslerinden farklı bir uygulamaya tabi tutulmuştur. İlköğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunları hariç olmak üzere ortak alanların öğretmenleri, bu derslerin okutulduğu eğitim kurumlarının tür ve dereceleri yönünden her hangi bir ayrım yapılmaksızın eğitim kurumlarının tamamına atanabilmişlerdir. Ortak alan olarak bir çelişkidir. b) İlgili çizelgede Mezuniyet Diploması İlahiyat Fakültesi olmasına ve programda belirgin ders farkı olmamasına rağmen İlköğretim Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunları bölüm ismindeki “ilköğretim” ifadesi nedeniyle ilköğretim kurumlarıyla sınırlandırılmıştır. Bu, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmenleri arasında anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde mağduriyet oluşturmuştur: Bir tarafta hem ilköğretime hem liseye atanabilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri diğer tarafta sadece ilköğretimlere atanabilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri. c) Aldığı öğrenci potansiyeli itibariyle 1999-2006 yılları arasında diğer meslek liseleri gibi İHL’nin yüksek başarılı öğrencilerinin katsayı mağduru mağduriyetlerini arttırmıştır. Üniversite sınavına girildiğinde “ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği” ve “İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği” diye iki seçenek verilmiş olsaydı şimdi yapılan uygulama fırsat eşitliği olarak görülebilirdi. Ancak tek bir seçenek olarak İHL mezununun 1999-2006 yılları arasında öğretmen olabilmesinin tek yolu İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümünü okumak olduğuna göre bu uygulama fırsat eşitliğine aykırıdır. d) Bu bölüm mezunu öğretmenlerin yer değiştirme suretiyle atamaları ilden ile farklılık göstermiştir. Örneğin kimi ilde Anadolu ve Fen Liseleri dahil ortaöğretim kurumlarına iller “ortak alan”dan hareketle atamalar yapmış, kimi illerde de çizelgedeki ** (yıldız) nedeniyle yapılan başvurular reddedilmiştir. Aynı sınıftan mezun iki öğrenci farklı illerde oldukları için farklı uygulamalara tabi tutulduğundan eşitsizlikler oluşturulmuştur. e) Eğitim Kurumlarına yönetici olarak atama sürecinde 1) MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliği’nin son değişiklik yapılmadan önceki maddesine göre bakanlıkça hazırlanan kılavuzda “öğretmenlikteki alanı itibariyle yönetici olarak atanmak istediği eğitim kurumuna öğretmen olarak atanamayan ancak, bu eğitim kurumunda aylık karşılığı okutabileceği dersi bulunan bir aday söz konusu eğitim kurumuna yönetici olarak atanabilmektedir” denildiğinden çoğunlukla iller ortaöğretim kurumlarına İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarını yönetici olarak atamış, kimi iller okutabileceği ders olsa da ** (yıldız) nedeniyle atamamıştır. Hatta ortaöğretim kurumuna ataması yapılmasına rağmen yargı tarafından **(yıldız) gerekçe gösterilerek ataması iptal edilen bulunmaktadır. (Mersin) 2) MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliği’nin son değişiklikle (09.08.2011 28020 R.G) gelen 7/ç maddesi “Atanmak istenilen eğitim kurumuna Talim ve Terbiye KuruluKararlarına göre alanı itibariyle öğretmen olarak atanabilecek bir alan öğretmeni olmak” denildiğinden birkaç il atama alanına bakarak ortaöğretim kurumlarına İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarını yönetici olarak atamış, çoğunlukla iller mezuniyet ve ** (yıldız) nedeniyle başvuruları reddetmiştir. Bu itibarla bakıldığında 10 yıl Din eğitimi alan ancak mezuniyeti “İlahiyat Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği” olan “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri” herhangi bir İmam Hatip Lisesine yönetici olarak atanamazken Resim, Beden Eğitimi vb. ortak alan dersleri öğretmenleri İmam Hatip Lisesi dahil diğer ortaöğretim kurumlarına yönetici olarak atanabilmelerini sağlamıştır. Bu durumun hem hukuki anlamda, hem pedagojik anlamda, hem iş barışı ve huzuru anlamında yanlış bir uygulama olduğu meselenin paydaşları tarafından hissedilmektedir. Çözüm Önerileri • Çeşitli mağduriyetlere sebebiyet veren ** “ortaöğretim kurumlarına atanamazlar” ifadesi çizelgeden çıkarılmalıdır. Söz konusu devam eden mağduriyetleri giderici bir genelge ile mağduriyetler giderilmeli, illerde uygulama birliği sağlanmalıdır. • Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi atama alanı okul ve bölüm isimleri belirtilerek yeni bir çizelge oluşturulmalıdır. Örneğin; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1.İlahiyat Fakültesi a. İlahiyat Bölümü b. İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Din Kültürü ve Meslek Ahlâkı İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri 1.Eğitim Fakültesi a. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği b. İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Din Kültürü ve Meslek Ahlâkı 

Yunus DOĞAN - Memurlar7.com

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş