ÖĞRETMENE DEĞER VERMEK GELECEĞE DEĞER VERMEKTİR....

Türkiye genç bir ülke! Nüfusumuzun yüzde 50’si 20 yaşın altında… Yüzde 75’i 40 yaşın altında. 65 yaş üzeri nüfus sadece yüzde beş. Bu bir kaç rakam Türkiye için büyük bir umut vaat ediyor. Türkiye, geçmişindeki yüceliş çağları gibi geleceğin yıldızı olabilecek bir ülke.Bunun tek şartı iyi eğitilmiş insan gücü. Bunun tek şartı,genç nüfusu iyi yönlendirebilecek Türkiye’nin geleceğini omuzlarında taşıyacak her türlü yönden iyi yetiştirilmiş donanımlı bireyleri yetiştirecek öğretmenlerimize değer verilmesinden geçtiğini başta öğretmenlerden sorumlu olanlar ve her kesimin iyi bilmesi gerekir. 


Gençlik demek, geleceğin tohumu demek! “Bizim medeniyetimiz, beşikten mezara kadar ilmi öğütler. Kendisine bir harf öğretmenin kırk yıl kölesi olurum düşüncesi ve Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” Diyen bir anlayıştan sahip bir millet iken ne yazık ki gün geçmiyor ki vurun abalıya misali öğretmenlerimiz horlanıyor toplum nezdinde değeri azaltılmaya çalışılıyor. Neden !
 
Eğitim sistemi ister 4+4+4 veya 3+5 veya 8+3 ne olursa olsun önemli olan o eğitimin kalitesi ve içeriğinin ne olduğudur. Ne yazık ki biz eğitimde kaliteyi nasıl yükseltebiliriz düşüncesini bırakıp siyasi emeler uğruna başa gelen her hükümet kendi doğrultusunda bir eğitim sistemini millete uygulamaya çalışmıştır. Özellikle 1920 den ve günümüze kadar Milli Eğitim Bakanlığına getirilen bakanların eğitime ve eğitimciye uzak olması ve alanında bilgi sahibi olmamasından dolayı hep alt birimler ile üst makamlar arasında tam olarak iletişim sağlanamamıştır. Arada kalan eğitim yöneticilerimiz bir türlü isteklerini ve düşüncelerini üst makamlara tam olarak iletememişlerdir. Özellikle son yıllarda içi boşaltılmış disiplinden uzak öğrenci ve veliye tam yetki veren öğretmeni ikinci plana koyan , ekonomik ve haklar açısından zorda bırakılan bir anlayıştan dolayı ki 4+4+4 eğitim sisteminde bu anlayış devam edecek ise zor günlerin öğretmenleri beklediği aşikardır.

  Eğer bugün bir öğrenci okulda öğretmeni azarlayabiliyor ve uygunsuz davranışlar sergiliyor ve bu davranışlara karşı uygulanan yaptırımların anlamı kalmamışsa ,bir veli en küçük bir meselede dahi gelip öğretmenin ve okul yöneticisinin boğazına yapışıyorsa, şunu yapmasan seni şikayet ederim diyebiliyorsa ve sistem bu tür durumlara müsait ise ALO 147 hattı kurulmuşsa , üniversiteler 30 yıldır iyi öğretmen yetiştirmiyor, Öğretmenlerde kalite sorunu var! denip, halkın nazarında öğretmenlerin değerini ve itibarını azaltılıyorsa, öğretmenleri kadrolu, sözleşmeli,ücretli yapıp ve kansere yakalanmış olan öğretmeninizin sözleşmesini fesih edip hastanelerde ölmesine göz yumulmuşsa depremden sonra öğretmenin barınacağı yer yok veya zor bulunuyorsa öğretmenler fedakarlık elbette yapacaktır denip aile bütünlüklerine saygı duyulmuyorsa maaşı en düşük memur maaşı olmuşsa bu ülkede kimse kusura bakmasın “BİR GÜL İLE BAHAR OLMAZ “ artık yılda bir kez 24 kasımlarda öğretmen hatırlamakla ve en çok söylenilen canım öğretmenim seni ne çok severim cümlesinin de içi boşalmıştır demektir.
 
Biz sendika olarak öncelikle Sayın Başbakanımız Recep Tayip ERDOĞAN’dan ve Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer DİNÇER den bir an önce geleceğimizi yani nüfusumuzun %50 en iyi şekilde yetiştirecek ve topluma kazandıracak olan öğretmenlerimize sahip çıkılmasını talep ediyor ve ekonomik ve sosyal açıdan öğretmenlerimizin desteklenmesini istiyoruz.

EĞİTİM-SÖZ-SEN

EĞİTİM İŞ İLANLARI

Sayfayı Paylaş